Bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde çalışan sağlık personelinin şiddete uğrama sıklığı ve etkileyen faktörler
Nurdan Kocabiyik, Serap Yildirim, Emel Ozturk Turgut, Melek Kayaci Turk, Ahmet Ayer
Makale No: 3   Makale Türü:  Araştırma
Amaç: Araştırma, bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde çalışan sağlık personelinin maruz kaldıkları şiddeti ve maruziyet faktörlerini incelemek amacıyla yapılmıştır.

Yöntem: Tanımlayıcı araştırma, Mart - Mayıs 2011 tarihleri arasında, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 178 sağlık çalışanıyla yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formu ve verilerin değerlendirmesinde sayı-yüzde dağılımı ile ?2 testi kullanılmıştır.

Bulgular: Sağlık çalışanlarının %73.0’ünün çalıştığı ortamda şiddete maruz kaldığı, %51.1’inin fiziksel şiddete maruz kaldığı, %51.1’inin sözel şiddete maruz kaldığı, %87.2’sinin hasta tarafından şiddete maruz kaldığı ve %39.8’inin şiddete maruz kaldıktan sonra hiçbir şey yapmadığı bulunmuştur.

Sonuç: Araştırmada, sağlık personelinin büyük çoğunluğunun şiddete uğradığı, en fazla fiziksel ve sözel şiddetin yaşandığı, şiddet uygulayan kişinin çoğunlukla hasta olduğu ve şiddete uğrayanların çoğunlukla hemşireler ile kapalı servislerde çalışan sağlık personeli olduğu sonucuna varılmıştır. Psikiyatrik çalışma ortamında şiddetle ilgili risklerin belirlenmesi, güvenlik sisteminin etkin ve sistemli çalışması, personelin şiddet konusunda eğitilmesi, şiddet olaylarının kayıt altına alınması için daha fazla düzenleme yapılması ve yazılı bir politikanın geliştirilmesi önerilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Sağlık personeli, ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi, şiddet
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi: 2015;28:112-118
Tüm Metin:

GİRİŞ

İnsanlık tarihi kadar eski olan şiddet olgusu pek çok karmaşık yapıdan oluşmaktadır ve bu nedenle de tanımlanması oldukça zordur. Çok farklı formlarda ortaya çıkan şiddeti, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Hemşireler Birliği (ICN) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tanımlamıştır. Şiddet, “bir kişi veya gruba karşı fiziksel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimine zarar verebilecek şekilde fiziksel güç kullanımı ya da güç kullanımı tehdididir”. Sağlık personeline yönelik şiddet ise, hasta, hasta yakınları ya da diğer herhangi bir bireyden gelen, sağlık personeli için risk oluşturan tehdit davranışı, sözel tehdit, fiziksel saldırı ve cinsel saldırıdan oluşan durum olarak tanımlanmaktadır (1-7).

Sağlık personeline yönelik şiddet, günümüzde gittikçe artan ve tüm dünyada küresel bir sorun olarak karşımıza çıkan önemli sağlık problemlerinden biri haline gelmiştir (2-7). Bu nedenle, son yıllarda bu konu giderek artan bir şekilde ilgi odağı haline gelmiş ve bu alanda birçok çalışma yapılmıştır. Sağlık personeliyle yapılan pek çok araştırmada yaşanan şiddet, çarpıcı bir şekilde görülmektedir. Bu çalışmaların ortak noktası, sağlık alanının insanların yoğun olarak bir arada olduğu örgütsel ortamlar olması bağlamında, doğası ve yapısı gereği şiddetin sıklıkla yaşandığı ortamlardan birisi olmasıdır. Ayrıca, hemşirelerin ve hekimlerin daha çok şiddete maruz kaldığı, sözel ve fiziksel şiddetin daha yaygın olduğu, fiziksel şiddet uygulayanların genellikle hasta ve hasta yakınları olduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra sağlık çalışanlarının şiddet yaşama kaygılarının olduğu belirtilmektedir (2,8-12).

Şiddet, hastanenin herhangi bir yerinde yaşanabilir olmakla beraber psikiyatri klinikleri bu konuda en riskli birimler arasında gösterilmiştir (5). Bu konuda ülkemizde ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yapılan iki çalışmanın bulgularına göre, sağlık personelinin özellikle de hemşirelerin büyük oranda şiddete maruz kaldığı görülmektedir (3,7). Yurt dışında yapılan çalışmalarda da benzer bulguların elde edildiği (6,13,14), ayrıca bazı çalışmalarda servis içi şiddet olaylarının rapor edilmediği saptanmıştır (15,16).

Sağlık personeline yönelik şiddet, hastaların benlik saygılarını ve kendilerine güvenlerini destekleyen, iletişim ve etkileşim becerilerini geliştiren ve onları sosyal ortama hazırlayan tedavi edici ortamı olumsuz etkilemektedir. Şiddet olayının sonucunda mesleği bırakma ve işe devamsızlık, iş hatalarında artma, yoğun stres, öfke, depresyon, güçsüzlük, korku ve kaygı gibi duyguların yaşanmasında artma görülebilmekte olup, bu durum sağlık çalışanları tarafından verilen hizmetin kalitesine de yansıyarak hizmetin toplam kalitesinin düşmesine yol açmaktadır (3,5,10,16-24).

Psikiyatri kliniklerinde, sağlık personeline yönelik şiddetin hem çalışanlar hem de hastalar açısından olumsuz sonuçları olduğu görülmektedir (3,7,12). Bu nedenle, çalışılan ortamlarda şiddet açısından riskli durumların saptanması ve önlemlerin alınması için, kurumlarda sağlık personelinin şiddete uğrama durumlarının ve özelliklerinin belirlenmesinin gerekli olduğu düşünülmüştür. Bu gerekçeden hareketle bu araştırma, bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde çalışan sağlık personelinin şiddete uğrama sıklığını ve bu şiddeti etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.

YÖNTEM

Bu tanımlayıcı araştırma, bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde, Mart - Mayıs 2011 tarihleri arasında, kurumda çalışan sağlık personeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın yapıldığı tarihlerde kurumda çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 178 sağlık personeli araştırmanın örneklemini oluşturmuştur.

Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen veri toplama formu kullanılarak toplanmıştır. Veri toplama formu üç bölümden oluşmakta olup, formun iki sorusu sağlık personelinin tanıtıcı özelliklerini, dört sorusu mesleki özelliklerini ve dokuz sorusu ise sağlık personelinin şiddet öykülerini içermektedir. Form toplam 15 sorudan oluşmaktadır.

Veri toplama formu, kurumdan etik kurul ve uygulama izni alındıktan sonra sağlık personeline dağıtılmıştır. Sağlık personeline, çalışma hakkında kısaca bilgi verilmiş, verilerin başka amaçla kullanılmayacağı ve kimliklerinin gizli tutulacağı belirtilmiştir. Sağlık personelinin tamamına dağıtılan 318 anket formundan, 252 tanesinin geri dönüşü olmuştur. Geri dönen anket formlarında eksik doldurulan 66 form çalışma dışında bırakılmış olup, 178 form çalışmaya dahil edilmiştir.

Verilerin değerlendirmesinde sayı-yüzde kullanılırken, analizinde χ2 testi kullanılmıştır.

BULGULAR

Araştırmaya katılan sağlık personelinin tanıtıcı bilgileri incelendiğinde %40.8’inin 31- 38 yaş grubunda, %69.1’inin ise kadın olduğu belirlenmiştir (Tablo 1). Mesleki özellikleri incelendiğinde ise sağlık personelinin %57.1’inin hemşire olduğu, %27.1’inin toplam çalışma yılının 13-18 yıl arası olduğu, %80.6’sının bu kurumda toplam çalışma yılının 1-6 yıl arası olduğu ve %66.5’inin kapalı servislerde çalıştığı belirlenmiştir (Tablo 2).

Tablo 2’de sağlık personelinin şiddete uğrama durumlarının mesleki özelliklerine göre dağılımı verilmiştir. Buna göre hemşirelerin (χ2=29.13, p<0.01) ve kapalı serviste çalışanların (χ2=17.80, p<0.01) şiddete maruz kalma durumlarının diğerlerine göre anlamlı olarak daha yüksek bulunduğu saptanmıştır.

Sağlık personelinin şiddet öyküleri incelendiğinde; %73’ünün şiddete maruz kaldığı, %68.8’inin son bir yıl içinde şiddete maruz kaldığı, %80.3’ünün şiddete maruz kalma sıklığının 1-4 kez olduğu, %87.2’sinin hasta tarafından şiddet gördüğü, %85.4’ünün kendi çalıştıkları servislerde şiddete maruz kaldığı belirlenmiştir (Tablo 3).

Şiddet uygulayan hastaların tanılarını ve şiddet türünü belirlemede satır yüzdesi kullanılmıştır. Buna göre şiddet uygulayan hastaların %48.3’ünün şizofreni tanısıyla yattığı ve şiddete maruz kalan sağlık personelinin, uğradıkları şiddet türünün %51.1 fiziksel ve yine %51.1 sözel şiddet olduğu saptanmıştır (Tablo 3). Fiziksel şiddet açısından, sağlık personelinin %63.2 vurma, %31 saldırı, %2.3 tırmalama, %2.3 el/kol tutma ve %1.1 ısırma davranışlarına maruz kalındığı bulunmuştur. Sağlık personelinin duygusal şiddet özelinde, %58.3 acındırma, %41.7 ağlama davranışlarına; sözel şiddet olarak %53.5 hakaret, %37.6 küfür ve %8.9 tehdit şeklinde davranışlara; cinsel şiddet kategorisinde ise %52.4 dokunma, %28.6 cinsel içerikli sözler, %14.3 öpmek isteme ve %4.8 cinsel organını teşhir davranışlarına maruz kaldığı saptanmıştır.

Şiddete maruz kalan sağlık personelinin %39.1’inin şiddet olayının ardından üzüntü ve şaşkınlık hissettiği, %39.8’inin şiddet olayının ardından hiçbir şey yapmadığı, %32’sinin şiddet olayının ardından kendine tıbbi müdahale saptanmıştır (Tablo 3). Hiçbir sağlık personelinin şiddet olayını kurumuna dahi bildirmediği belirlenmiştir (Tablo 3).

TARTIŞMA

Literatürde sağlık personelinin şiddete maruz kalma durumlarını tanımlamaya yönelik pek çok çalışma bulunmaktadır (2,9-12,25-28). Buna ek olarak, psikiyatri kliniklerinde çalışan sağlık personelinin şiddete maruz kalma durumlarını belirlemeye yönelik çalışmalar da yapılmıştır (3,7,24,29-31). Yapılan çalışmalarda, sağlık personelinin değişen oranlarda, son bir yıl içinde en az bir kez şiddete maruz kaldıkları bildirilmektedir (2,3,7,14,18,32). Bu araştırma, bulguları açısından literatür ile benzerlik göstermektedir ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin yıllarla birlikte devam ettiği görülmektedir. Ayrıca sağlık personeliyle yapılan çalışmalar incelendiğinde, sağlık personelinin en çok sözel ve fiziksel şiddete maruz kaldıkları, cinsel şiddetin de görüldüğü (3,7,14,24), şiddeti uygulayan kişinin çoğunlukla hastalar ve/veya hasta yakınları olduğu belirlenmiştir (6,7,14,29,30).

Araştırmada, en fazla şiddete uğrayan meslek grubunun anlamlı olarak hemşireler olduğu saptanmıştır. Diğer benzer çalışmalarda da en fazla şiddete maruz kalan meslek grubunun hemşireler olduğu ve hekimler arasında da en fazla psikiyatristlerin şiddete maruz kaldığı belirlenmiştir. Hemşirelerin hastalarla daha uzun süre ve aynı ortamda olmaları, mekansal ve zamansal açıdan yakınlığı, hastalarla iletişim ve etkileşimin uzun süreli olması, kriz durumlarıyla doğrudan karşılaşmaları, onları, agresif hastalarla en fazla temasta olan ve bu nedenle de en fazla etkilenen birey konumuna getirmektedir (2,3,7,9,15,33-37). Bu nedenle, psikiyatrik ortamlarda çalışan hemşirelerinin saldırganlık yönetimi konusunda eğitim almalarının ortamın güvenliği açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Ayrıca bazı çalışmalarda sağlık personelinin iş deneyimleri de ele alınmış ve şiddet riskinde etkili olan faktörlerden biri olarak belirlenmiştir (2,9). Ancak, araştırmada şiddete maruz kalan sağlık personelinin %76.9’unun kurumda 1-6 yıl arası çalışanlar olduğu belirlenmesine karşın, diğer gruplarla arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır.

Araştırmada, en fazla şiddete maruz kalınan servisin anlamlı olarak kapalı servis olduğu saptanmıştır. Semptomları ağır, bilişsel ve davranışsal kontrolleri az ve akut dönemde olan hastalar kapalı servislerde bulunmaktadır. Literatürde akut dönemde eksitasyon gösteren hastaların saldırma ve şiddet açısından riskli olduğu belirtilmektedir (4). Bu bilgiler ışığında, kapalı servislerde çalışan sağlık personelinin saldırganlık ve şiddet açısından risk altında olduğu ve bu nedenle de bu ortamlarda çalışanların daha dikkatli olmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

Araştırmada, şiddete maruz kalan sağlık personelinin şiddet olayının ardından çoğunlukla şaşkınlık ve üzüntü duygularını yaşadıkları, ayrıca hiçbir şey hissetmeme, öfke ve korku duygularını da yaşadıkları saptanmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar incelendiğinde, çalışma ortamında yaşanan şiddetin sağlık personeline olumsuz duygular yaşattığı, hatta uzun dönemde birtakım psikolojik problemlere yol açtığı belirlenmiştir. Gökçe ve Dündar (3)’in Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde çalışan hekim ve hemşirelerle yaptıkları araştırmada şiddete maruz kalmanın sürekli kaygıyı arttırdığı, Inoue ve arkadaşlarının (13) şiddete maruz kalmış hemşirelerle yaptıkları araştırmada, şiddet olayının hemşireleri psikolojik olarak olumsuz etkilediği ve aile desteğinin psikolojik durumlarına katkı sağladığı; Kindy ve arkadaşlarının (22) da hemşirelerle yaptıkları araştırmada şiddete uğrayan hemşirelerin çalışma koşullarını güvenli hissetmedikleri, moral düşüklüğü, aşırı uyarılırlık, güvensizlik hissettikleri ve hastalardan korktukları; benzer şekilde Bilgin ve Buzlu (33)’nun psikiyatri hemşireleriyle yaptıkları araştırmada, hemşirelerin yaklaşık yarısının kendilerini çalışma alanlarında güvende hissetmedikleri ve büyük çoğunluğunun şiddete maruz kalmaya dair kaygı yaşadıkları belirlenmiştir (3,13,22,33). İş yerinde yaşanan şiddetin ardından sağlık personelinin moral bozukluğu, psikolojik travma ve iş stresinde artma duygularını yaşadıklarını belirten kaynaklar olduğu gibi (5), şok, öfke, depresyon, korku, stres ve güçsüzlük duygularını yaşadıklarını bildiren kaynaklar da bulunmaktadır (19). İş yerinde yaşanan şiddetin, yaşamın genelini etkilediği görülmektedir. Bu nedenle şiddete maruz kalmış sağlık personellerinin psikolojik danışmanlık ve destek alması gerektiği düşünülmektedir.

Araştırmada, şiddete maruz kalan sağlık personelinin %32’sinin şiddet sonrasında kendisine tıbbi müdahale yaptırmasına karşın, hiçbirisinin bunu yasal olarak bildirmediği saptanmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar incelendiğinde, sağlık personelinin özellikle de psikiyatri servislerinde çalışanların şiddete maruz kalma durumunu çok az bildirdiği hatta çoğunlukla hiç bildirmediği görülmüştür (7,15,16,34). Brizer ve arkadaşları (15) tarafından, bir yataklı psikiyatri servisindeki saldırganlık olaylarının sıklığı ve şiddetini belirlemek amacıyla yapılan çalışmada, psikiyatri servisi içinde gerçekleşen şiddet durumlarının çok azının rapor edildiği belirlenmiştir. Aynı çalışmada şiddet olaylarının rapor edilmeme nedenlerini şöyle sıralamışlardır: “Hasta haklarına aykırı olacağı” görüşü, “hastanın bu saldırıdan sorumlu tutulamayacağı” düşüncesi, hastanın “kışkırtılma” olasılığı, bu tür hastalarla çalışmanın “doğal bir sonucu” olarak değerlendirme eğilimi (15). Tüm bu gerekçeler göz önüne alındığında psikiyatrik ortamlarda yaşanan şiddet olayının sıklığını ve şiddetini belirlemek oldukça güçleşmektedir ve bu konuda gerçek bir istatistiğe de ulaşılamamaktadır.

Araştırmada, sağlık personelinin büyük çoğunluğunun şiddete uğradığı, en fazla fiziksel ve sözel şiddetin yaşandığı, şiddet uygulayan kişinin çoğunlukla hasta olduğu ve şiddete uğrayanların çoğunlukla hemşirelerin ve kapalı servislerde çalışanların olduğu belirlenmiştir. Öncelikle, şiddet riski olan hastanın tanılanması ve sağlık personelinin kendini şiddetten koruması için gerekli eğitimlerin yapılması önerilebilir. Ayrıca, sağlık personelinin çoğunun, şiddet olayından sonra olumsuz duygular yaşadığı ve hiçbirinin bu durumu bildirmediği saptanmıştır. Buna dayanarak, sağlık çalışanlarına olay bildiriminin; riskli durumların saptanması, düzeltilmesi ve gerekli önlemlerin alınması için önemli olduğuna dair bilgilendirme yapılması önerebilir. Bu konuda hastane yönetiminin destekleyici yaklaşımı da önemlidir. Şiddete uğrayan sağlık personelinin, bu süreçte fiziksel tedavi ve bakımının yanı sıra psikolojik olarak da desteklenmesi, olumsuz duygular ile başa çıkmalarına yardımcı olabilir.

Psikiyatri hastanelerinde ve servislerinde çalışan sağlık personelinin, şiddet açısından riskli bir grup olduğu görülmektedir. Ancak, son yıllarda medyaya da yansıdığı üzere, toplumumuzda maalesef, sağlık personeline yönelik şiddet olaylarının gittikçe arttığı bir gerçektir. Her ne kadar, psikiyatri hastaneleri ve servisleri riskli gruplar arasında yer alsa da şiddet uygulayanların yalnızca psikiyatrik hastalar ve onların yakınları olmadığı da göz ardı edilmemesi gereken bir noktadır.

KAYNAKLAR

1. WHO. Joint Programme on Workplace Violence in the Health Sector. Framework guidelines for addressing workplace violence in the health sector. First ed. Geneva: International Labour Office, 2002.

2. Ayrancı Ü, Yenilmez Ç, Günay Y, Kaptanoğlu C. Çeşitli sağlık kurumlarında ve sağlık meslek gruplarında şiddete uğrama sıklığı. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2002; 3:147-154.

3. Gökçe T, Dündar C. Samsun Ruh Ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerde şiddete maruziyet sıklığı ve kaygı düzeylerine etkisi. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2008; 15:25-28.

4. Hariri AG. Psikiyatrideki şiddet hakkında her şey: bir gözden geçirme. RCHP 2009; 3:21-29.

5. CDC. Violence: occupational hazards in hospitals. http://www.cdc.gov/niosh/docs/2002-101/. Erişim tarihi: Kasım 18, 2014.

6. Merecz D, Rymaszewska J, Mościcka A, Kiejna A, Jarosz-Nowak J. Violence at the workplace--a questionnaire survey of nurses. Eur Psychiatry 2006; 21:442-450.

7. Coşkun S, Öztürk AT. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşirelerinde şiddete maruz kalma durumlarının incelenmesi. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Bilim ve Sanatı Dergisi 2010; 3:16-23.

8. Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (SAĞLIK- SEN). Sağlık çalışanları şiddet araştırması. Ankara: Sağlık-Sen Genel Merkezi, 2013. http://www.sagliksen.org.tr/MediaContent/buMY-1389703092-fsmf.pdf. Erişim tarihi: Kasım 18, 2014.

9. Ayrancı Ü, Yenilmez C, Balcı Y, Kaptanoğlu C. Identification of violence in Turkish health care settings. J Interpers Violence 2006; 21:276-296.

10. Eker HH, Özder A, Tokaç M, Topçu İ, Tabu A. Aggression and violence towards health care providers, and effects thereof. Arch Psych Psych 2012; 4:19-29.

11. Çamcı O, Kutlu Y. Kocaeli’nde sağlık çalışanlarına yönelik işyeri şiddetinin belirlenmesi. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi 2011; 2:9-16.

12. Hahn S, Zeller A, Needham I, Kok G, Dassen T, Halfens RJG. Patient and visitor violence in general hospitals: a systematic review of the literature. Aggress Violent Beh 2008; 13:431-441.

13. Inoue M, Tsukano K, Muraoka M, Kaneko F, Okamura H. Psychological impact of verbal abuse and violence by patients on nurses working in psychiatric departments. Psychiatry Clin Neurosci 2006; 60:29-36.

14. Nolan P, Soares J, Dallender J, Thomsen S, Arnetz B. A comparative study of experiences of violence of English and Swedish mental health nurses. Int J Nurs Stud 2001; 38:419-426.

15. Brizer DA, Crowner ML, Convit A, Volavka J. Videotape recording of inpatient assaults: a pilot study. Am J Psychiatry 1988; 145:751-752.

16. Türk Tabipler Birliği. Şiddetle Başa Çıkmak. 2. baskı. Ankara: Hermes Tanıtım ve Yayıncılık, 2013. http://www.ttb.org.tr/kutuphane/siddetbr_13.pdf. Erişim tarihi: Kasım 19, 2014.

17. van Leeuwen ME, Horte JM. Violence aganist care workers in psychiatry: is prosecution justified? Int J Law Psychiatry 2011; 34:317-323.

18. Arnetz JE, Arnetz BB. Violence towards health care staff and possible effects on the quality of patient care. Soc Sci Med 2001; 52: 417-427.

19. ICN – International Council of Nurses. Guidelines on coping with violence in the workplace. Geneva: Imprimerie Fornara, 2007. http://www.icn.ch/images/stories/documents/publications/guidelines/guideline_violence.pdf. Erişim tarihi: Kasım 18, 2014.

20. ICN - International Council of Nurses. International Nurses’ Day, nurses always there for you: United against violence. Anti violence tool kit. Geneva: ICN, 2001. http://www.bvsde.paho.org/bvsacd/cd41/nurses.pdf. Erişim tarihi: Kasım 18, 2014.

21. Hofling KC, Leininger MM (1975). Hemşirelikte Ana Psikiyatrik Kavramlar. Kumral A (Çeviri Ed.). 1. Baskı. İstanbul: Vehbi Koç Vakfı, 1981.

22. Kindy D, Petersen S, Parkhurst D. Perilous work: nurses’ experiences in psychiatric units with high risks of assault. Arch Psychiatr Nurs 2005; 19:169-175.

23. Oflaz F. Psikiyatri kliniğinde tedavi edici ortam ve hemşirenin sorumlukları. Anadolu Psikiyatri Derg 2006; 7:55-61.

24. Zeng JY, An FR, Xiang YT, Qi YK, Ungvari GS, Newhouse R, Yu DS, Lai KY, Yu LY, Ding YM, Tang WK, Wu PP, Hou ZJ, Chiu HF. Frequency and risk factors of workplace violence on psychiatric nurses and its impact on their life in China. Psychiatry Res 2013; 2010:510-514.

25. Karaahmet E, Bakim B, Altınbaş K, Peker E. Çanakkale ilinde son 1 yılda hekime yönelik saldırıların değerlendirilmesi. Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi 2014; 27:108-114.

26. Altınbaş K, Altınbaş G, Türkcan A, Oral ET, Walters J. A survey of verbal and physical assaults towards psychiatrists in Turkey. Int J Soc Psychiatry 2011; 57:631-636.

27. Pınar T, Pınar G. Sağlık çalışanları ve işyerinde şiddet. TAF Preventive Medicine Bulletin, 2013: 12:315-326.

28. Annagür B. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet: Risk faktörleri, etkileri, değerlendirilmesi ve önlenmesi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar 2010; 2:161-173.

29. Dhumad S, Wijeratne A, Treasaden I. Violence against psychiatrists by patients: survey in a London mental health trust. Psychiatr Bull 2007; 31:371-374.

30. Grassi L, Biancosino B, Marmai L, Kotrotsiou V, Zanchi P, Peron L, Marangoni C, Vanni A, Barbui C. Violence in psychiatric units: A 7-year Italian study of persistently assaultive patients. Soc Pscyhiatry Psychiatr Epidemiol 2006; 41:698-703.

31. Hatch-Maillette MA, Scalora MJ. Gender, sexual harassment, workplace violence, and risk assessment: convergence around psychiatric staff’s perceptions of personal safety. Aggress Violent Beh 2002; 7:271-291.

32. Bilgin H, Keser Özcan N. Psikiyatri servislerinde agresyon. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi 2012; 3:42-47.

33. Bilgin H, Buzlu S. A study of psychiatric nurses’ beliefs and attitudes about work safety and assaults in Turkey. Issues Ment Health Nurs 2006; 27:75-90.

34. Duxbury J, Whittington R. Causes and management of patient aggression and violence: staff and patient perspectives. J Adv Nurs 2005; 50:469-478.

35. Çam O, Pektaş İ. Şiddetin hemşireliğe yansıması. Adli Psikiyatri Dergisi 2005; 2:3-8.

36. Parlar S. Sağlık çalışanlarında göz ardı edilen bir durum: Sağlıklı çalışma ortamı. TAF Prev Med Bull 2008; 7:547-554.

37. Öztürk A. Psikiyatride bireysel savunma ve agresyona müdahale teknikleri eğitiminin etkinliğini belirlemeye yönelik bir çalışma: Bakırköy örneği. Nöropsikiyatri Arşivi 2012; 49:86-91.

MAKALE GÖNDER
11. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi
DÜŞÜNEN ADAM BROŞÜRLERİ
KAPAK
Creative Commons Lisansı

Düşünen Adam : Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.