Şizofrenide aripiprazol kullanımı ile ilişkili mani: Bir olgu sunumu
Ayse Koroglu, Cagdas Hunkar Yeloglu, Fatmagul Helvaci Celik, Cicek Hocaoglu, Bulent Bahceci
Makale No: 12   Makale Türü:  Olgu Sunumu
Aripiprazol, şizofreni, bipolar bozukluk ve major depresif bozukluk gibi bir dizi psikiyatrik durumların tedavisi için kullanılan yeni bir antipsikotik ilaçtır. Klinik çalışmalarda etkinliği ve üstün tolerabilite profili belirlenmiştir. Bununla birlikte, az görülen istenmeyen yan etkilere de günlük klinik kullanım sırasında rastlanmaktadır. İkinci kuşak antipsikotik tedaviyle ilişkili az sayıda mani/hipomani olgusu bildirilmiştir. Burada aripiprazol dozunun 30mg/güne yükseltilmesinin sonrası mani belirtileri gelişen, aripiprazol tedavisinin kesilmesinin ardından mani belirtileri hızla kaybolan daha önce duygudurum dönemi öyküsü olmayan kronik şizofreni tanısı olan bir kadın olgu sunulmaktadır. İkinci kuşak antipsikotik kullanımı sırasında klinisyenler hastaların mani/hipomani belirtileri açısından dikkatli olmalıdır.
Anahtar Kelimeler: Aripiprazol, hipomani, mani, şizofreni
Düşünen Adam: Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi: 2014;27:356-358
Tüm Metin:

INTRODUCTION

Aripiprazol atipik antipsikotik grubunda yer alan ve presinaptik D2 dopamin otoreseptörü üzerinde kısmi agonistik etkisi nedeniyle diğer atipik antipsikotiklerden ayrılan bir ilaçtır. Aynı zamanda postsinaptik D2 dopamin reseptörü üzerinde de antagonistik etkisi mevcuttur (1). Bu sebeple ortamda dopamin olmadığı zaman agonist, aşırı miktarda bulunduğunda ise antagonist gibi etki etmektedir. Aripiprazol şizofreni, bipolar bozukluk, major depresif bozukluk gibi birçok psikiyatrik durumda kullanılmaktadır. Genelde iyi tolere edilebilen bir antipsikotik olmasına rağmen kullanımı sırasında başağrısı, uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, akatizi gibi yan etkiler görülebilmektedir (2). Hemen hemen tüm ikinci kuşak antipsikotiklerin indüklediği mani/hipomani olguları bildirilmesine rağmen aripiprazolle çok nadir olarak bildirilmiştir (3). Bu yazıda 20 yıldır paranoid şizofreni tanısı ile izlenen ve 30mg/gün aripiprazol tedavisi önerilmesi sonrası ortaya çıktığı düşünülen mani tartışılacaktır.

OLGU

Bayan M.D., 41 yaşında, ilkokul mezunu, ev hanımı, 20 yıllık evli, iki çocuk annesi, Rize’de doğmuş, halen ailesi ile birlikte Rize’de yaşıyor. Hasta yakınları tarafından kendisine ait oral antidiyabetik ilaçlardan fazla miktarda almak sureti ile intihar girişiminde bulunması üzerine hastanemiz acil servisine getirildi ve acil servisteki izlemi sonrası psikiyatri kliniğimize yatışı gerçekleştirildi.

Öyküsü: 20 yıl önce eşinin kendisini aldattığı, komşularının kendisi hakkında konuştuğu ve kendisine kötülük yapılacağı önünde düşünceleri ile kulağına sesler gelmesi, kendi kendine konuşma, gülme, içe kapanma, uykusuzluk yakınmaları ile hekime başvuran hastaya paranoid şizofreni tanısı ile haloperidol ve biperiden önerilmiş. Ancak, hasta ilaçlarını düzenli kullanmamış. Takip eden dönemde üç kez farklı hastanelerde yatarak tedavi gören hasta, değişik zamanlarda, klorpromazin, flupentiksol, haloperidol, ketiyapin, risperidon, ziprasidon gibi antipsikotik ilaçları kullanmış. Ancak en fazla risperidon’dan fayda görmüş. Bir yıl önce benzer yakınmalarının artması nedeniyle kliniğimizde 47 gün yatarak risperidon 6mg/gün tedavisi alan hastaya taburculuk sonrası risperidon consta amp 50mg/15günde (ım) önerilmiş. Ancak poliklinik kontrollerinde mevcut yakınmaları devam eden hastanın tedavisi paliperidon 12mg/gün olarak değiştirilmiş. 9 ay süre ile paliperidon 12mg/gün kullanan hastanın yakınmalarının düzelmemesi üzerine il içindeki farklı bir hastaneye yakınları tarafından götürülmüş. İlgili hastanede hastanın tedavisi yeniden risperidon 6mg/gün ve risperidon consta amp 50mg/15 (IM) günde bir olarak düzenlenmiş. Ancak prolaktin yüksekliği (219ng/ml) nedeni ile risperidonun oral formu kademeli olarak kesilirken, düşük doz aripiprazol başlanan hastada aripiprazol dozu kademeli şekilde arttırılmış. Aripiprazol dozu 30mg/gün yükseltildikten sonra hastada şimdiye kadar hiç olmadığı kadar hareketlilik, uykusuzluk, konuşma miktarında artış, enerji artışı, kılık-kıyafetinde değişiklikler, karşı cinse yönelik ilgi ve cinsel isteğinde artış ortaya çıkmış. İştahında da belirgin artış gözlenen hasta diyeti konusunda uyarılara aldırış etmeksizin eşi ile sık sık tartışır hale gelmiş. Bu konuda evde çıkan bir tartışma sonrası kendisine ait oral antidiyabetik ilaçlardan bilinmeyen bir miktarda alması sonrası hastanemize getirildi ve ikinci kez kliniğimize kabul edildi.

Öz ve soygeçmiş: Hasta 8 çocuklu bir ailenin 5. çocuğu olarak Rize’de normal doğumla evde doğmuş. Büyüme ve gelişmesinde herhangi bir sorun yaşanmamış. Annesi 67 yaşında sağ, okuryazar değil, ev hanımı, büyük oğlu ve gelini ile yaşıyor. Babası 15 yıl önce 61yaşında iken akciğer kanserinde vefat etmiş. Anne ve baba hala-dayı çocukları. Hasta babası ile her zaman annesine göre daha iyi anlaştıklarını, onun kaybının kendisini çok fazla etkilediğini belirtiyor. Çocukluğundan beri annesinin daha çok erkek çocuklarına ilgi gösterdiğini de ekliyor. İlkokulu 5 yılda başarı ile bitiren hasta bir süre kuran kursuna devam etmiş. 20 yıl önce kendisinden 5 yaş büyük şimdiki eşi ile görücü usulü ile tanışıp, evlenmişler. Eşi ilkokul mezunu ve serbest meslek sahibi. On iki ve on yedi yaşlarında iki oğlu var. Dört yıldır obesite, hipertansiyon, tip 2 diyabet tanıları nedeniyle tedavi görüyor. Ailede anneanne ve dedesinde psikotik bozukluk öyküsü olduğu belirtildi.

Nörolojik muayene ile diğer sistem muayeneleri, hemogram ve biyokimyasal değerleri normal olarak değerlendirildi.

Ruhsal Durum Muayenesi: Bilinç açıktı, yönelimi tamdı. Göz teması mevcuttu. Öz bakımı abartılı (renk tercihi canlı ve öncesinde başörtülü, pardösülü olduğu halde başı açık, dar kesimli pantolon ve bluzu dikkat çekiciydi), konuşması yüksek volümlü ve miktarı artmıştı. Duygudurumu öforik, duygulanımı anksiyözdü. Algılamada görsel-işitsel varsanılar saptandı. Gerçeği değerlendirme ve yargılaması bozulmuştu. Düşünce içeriğinde referans ve perseküsyon ve grandiyöz sanrılarının yanı sıra cinsel içerikli sanrıları mevcuttu. Benlik saygısı ve dışa vuran davranışları artmıştı.

Klinik seyir: Öncesi giyim tarzında ve davranışlarından belirgin değişiklik gözlenen hastada aripiprazol 30mg/güne yükseltilmesinin ardından son 4 gün içinde DSM-IV TR’ye (4) göre manik dönem ölçütlerine uyan öforik duygudurum, büyüklenme, kendine bakımda artış, para harcamada artış, uyku ihtiyacında azalma, cinsel ilgi, istekte artış, hareketlilikte ve konuşma miktarında artış olduğu saptandı. Acil servise beklenmeyen bir intihar girişimi ile başvuran hastanın aripiprazol öncesinde depresif belirtilerinin olmadığı ve klinikteki izlemi sırasında da karma dönemi destekleyen belirtilerin bulunmadığı saptandı. Young Mani Derecelendirme Ölçeği (YMRS) 31 puan olarak değerlendirildi. Aripiprazolü kademeli olarak azaltılarak kesilen hastanın tedavisine haloperidol eklendi. Haloperidol 10mg/güne çıkıldıktan sonra ve aripiprazol kesilmesini takiben manik belirtilerinde azalma olduğu görüldü. YMRS 7 puana geriledi.

TARTIŞMA

Bu yazımızda paranoid şizofreni tanısı ile izlenen ve 30mg/gün aripiprazol tedavisi önerilmesi sonrası manik belirtiler gösteren bir olgu sunulmuştur. Literatürde diğer antipsikotiklerin kullanımı sonrasında buna benzer olgular bildirilmekle beraber aripiprazol ile bildirilen olgu sayısı sınırlıdır. 2004-2010 yılları arasında olgu bildirimlerinin değerlendirildiği bir gözden geçirmede atipik antipsikotiklere bağlı mani/hipomani ile ilgili olarak 28 olgunun dağılımı incelendiğinde; olanzapin ile ilgili 7 olgu, ketiyapin ile ilgili 5 olgu, ziprasidon ile ilgili 5 olgu, aripiprazol ile ilgili 4 olgu, amisülpirid ile ilgili 2 olgu, zotepin ile ilgili 2 olgu, perospiron ile 2 olgu ve paliperidon ile 1 olgu yer almaktadır. Bu olguların 24’ü şizofreni, 4’ü şizoaffektif bozukluk olgusu olarak rapor edilmiştir (3). Aripiprazol D2 ve 5 HT1A reseptörlerine kısmi agonistik, 5 HT2A reseptörüne ise antagonist etki gösteren atipik bir antipsikotiktir. Olgumuza benzer şekilde daha önce hiç duygudurum belirtisi olmayan kronik şizofrenili hastada aripiprazol kullanılması ile ilişkili mani olgusu bildirilmiştir (5). Bir olgu sunumunda ise, dirençli obsesif kompulsif bozukluğu olan erkek hastada aripiprazol kullanmaya başladıktan sonra ortaya çıkan mani bildirilmiştir (6). Aripiprazolün bu etkiye hangi mekanizma ile yol açtığı net olmamakla birlikte kısmi D2 ve 5 HT1A agonizmasının dopamin salınımında artışa neden olarak maniye yol açabileceği ileri sürülmüştür (7). Bir diğer görüş, uzun süre dopamin antagonisti alan hastaların kısmi agonist kullanımı sonrasında göreceli olarak yüksek dopaminerjik aktivite sergileyebileceğini desteklemektedir. Diğer yandan olgumuzda da olduğu gibi dopaminerjik hiperaktivasyonun şizofrenili bir hastada psikotik belirtilerde kötüleşme değil de, neden ve hangi mekanizma ile hipomani/mani şeklindeki bir tabloyu tetiklediği de bugün için tam olarak bilinmemektedir. 5 HT2A antagonizmasının dopaminerjik sistemdeki inhibisyonu ortadan kaldırmasının dopaminerjik aktiviteye, dolayısı ile maniye neden olabileceği üzerinde durulmaktadır (5). Bipolar bozukluğun hem akut evre hem de koruyucu tedavisinde yeri olan antipsikotiklerin yol açtığı duygudurum dalgalanmaları dikkat çekicidir. Aripiprazol ile bildirilen olgu sayısı nadir de olsa bu yan etki açısından dikkatli olmakta, hastaları ve hasta yakınlarını olası duygudurum dönemlerinin belirtileri hakkında bilgilendirmekte fayda vardır. Bu yan etkinin hangi mekanizma veya mekanizmalarla ortaya çıktığını netleştirmek, bu yan etkinin yordayıcılarını ve riskli grupları belirlemek için daha ileri araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

KAYNAKLAR

1. Sharma A, Ramaswamy S, Dewan VK. Resolution of ziprasidone-related tardive dyskinesia with a switch to aripiprazole (letter). Prim Care Companion J Clin Psychiatry 2005; 7:36.

2. Yağcıoğlu AEA, Gürel ŞC. Atipik antipsikotikler: In Yüksel N. (editör) Temel Psikofarmakoloji. Birinci Baskı. Ankara: Türkiye Psikiyatri Derneği, 2010, 820. (Turkish)

3. Benyamina A, Samalin L. Atypical antipsychotic-induced mania/hypomania: a review of recent case reports and clinical studies. Int J Psychiatry Clin Pract 2012; 16:2-7.

4. Amerikan Psikiyatri Birliği. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders- Text Revision. 4. Baskı, Washington, DC, 2005.

5. Traber R, Schneiter R, Modestin J. A case of aripiprazole-induced mania. Pharmacopsychiatry 2007; 40:37-38.

6. Donohue A. First manic episode in a 55-year-old man after initiation of aripiprazole. Psychiatry (Edgemont) 2010; 7:37-39.

7. Padala PR, Wengel SP, Petty F. Manic episode during treatment with aripiprazole. Am J Psychiatry 2007; 164:172-173.

MAKALE GÖNDER
11. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi
DÜŞÜNEN ADAM BROŞÜRLERİ
KAPAK
Creative Commons Lisansı

Düşünen Adam : Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi Creative Commons Alıntı-Gayriticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.
Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.