The relationship between self-harming behaviour, suicid attempt history and defense mechanisms in patients with opiate use disorder
Sema Baykara, Kübra Alban
PDF
Article No: 4   Article Type :  Research
Objective: The aim of this study was to investigate the relationship between defense mechanisms and self-harming behaviors (SHB) and history of suicide attempt (HSA) in patients with opiate use disorder (OUD). 
Method: The study group was formed of 100 people who were inpatient and diagnosed with OUD. The Sociodemographic and Clinical Data Form, Defense Style Questionnarie-40 (DSQ 40), Beck Depression Inventory (BDI) and Beck Anxiety Inventory (BAI) were administered.
Results: Passive aggression, somatization, immature factor subscale scores were higher in OUD with SHB than without. Anticipation subscale score was higher in those with SMB than in those without and no relationship was found between other mature defense mechanisms and SHB. There was no significant relationship between SMB and BAI and BDI scores. Passive aggression, somatization and immature factor defense mechanisms subscale scores were higher in patients with a HSA. There was no relationship between HSA and mature defense mechanisms in OUD patients. Beck Depression Inventory and Beck Anxiety Inventory scores were higher in the presence of HSA. In logistic regression analysis passive aggression subscale scores determined history of SMB with lower age in OUD patients. Suppression, dissociation, somatization, and BAI scores determined the HSA with low idealization, projection, devaluation, splitting and rationalization scores with lower age.
Conclusion: It is shown in the study that immature defence styles are used more frequently by patients with SHB and HSA, HSA was associated with anxiety and depression scores and SHB has been used as a sort of coping mechanism and has not been associated with anxiety and depression scores in OUD. The application of therapeutic programs for the more effective use of mature defenses, as well as specific pharmacotherapies, in patients with OUD can be considered. Considering that the HSA is associated with high anxiety and depression scores when pharmacotherapy is planned, the success rate of treatment can be increased.

Keywords : Suicide attempt, self-mutilation, heroin use disorder, defense mechanisms
Opiyat Kullanım Bozukluğu Tanılı Hastalarda Kendine Zarar Verme Davranışı ve İntihar Girişimi Öyküsü ile Savunma Mekanizmalarının İlişkisi
PDF
Makale No: 4   Makale Türü :  Araştırma
Amaç: Bu çalışmanın amacı, kendine zarar verme davranışı ve intihar girişimi öyküsü olan opiyat kullanım bozukluğu (KB) tanılı hastalarda savunma biçimlerinin bu davranışlarla ilişkisini araştırmaktır.
Yöntem: Opiyat KB tanısı almış yatarak tedavi gören 100 kişiden çalışma grubu oluşturuldu. Çalışmaya katılan tüm katılımcılara Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu, Savunma Biçimleri Testi-40 (SBT 40), Beck Depresyon Envanteri (BDE), Beck Anksiyete Envanteri (BAE) uygulandı.
Bulgular: Opiyat kullanım bozukluğu ve kendine zarar verici davranış (KZVD) öyküsü olanlarda KZVD öyküsü olmayanlara göre pasif saldırganlık (p=0.001), somatizasyon (p<0.001), immatür faktör (p=0.004) alt ölçek puanları daha yüksekti. Olgun savunma mekanizmalarından beklenti alt ölçek puanı KZVD öyküsü olanlarda, olmayanlara göre daha yüksekken (p=0.013), diğer olgun savunma mekanizmalarıyla KZVD öyküsü arasında ilişki bulunamadı. KZVD öyküsü ile BDE BAE ve puanı arasında anlamlı bir ilişki yoktu. İntihar girişimi (İG) öyküsü olanlarda pasif saldırganlık (p=0.048), somatizasyon (p=0.001), immatür faktör (p=0.044) savunma mekanizmaları alt ölçek puanları daha yüksekti. Opiyat KB tanılı hastalarda İG öyküsü ile olgun savunma mekanizmaları arasında ilişki tespit edilemedi. İntihar girişimi öyküsü yüksek BDE puanı (p=0.05) ve yüksek BAE puanı (p=0.05) ile ilişkiliydi. Lojistik regresyon analizinde opiyat KB tanılı hastalarda pasif saldırganlık alt ölçek puanı küçük yaşla birlikte KZVD öyküsünü belirledi. İG öyküsünü ise küçük yaşla birlikte düşük idealleştirme, yansıtma, değersizleştirme, bölünme ve rasyonalizasyon puanları ile baskılama, inkâr, disosiyasyon, bedenselleştirme ve BAE puanları belirledi.
Sonuç: Çalışmada opiyat KB tanısı olup KZVD öyküsü ve İG öyküsü olan hastalarda olgun olmayan savunma mekanizmalarının daha çok kullanıldığı, İG öyküsünün yüksek anksiyete ve depresyon puanlarıyla ilişkili olduğu ve KZVD’ın bir çeşit baş etme mekanizması olarak kullanılıp, anksiyete ve depresyon puanlarıyla ilişkili olmadığı gösterilmiştir. KZVD öyküsü ve İG öyküsünün olgun olmayan savunma mekanizmalarıyla ilişkili olduğu göz önünde bulundurularak opiyat KB tanılı hastalarda spesifik farmakoterapinin yanısıra olgun savunma mekanizmalarının daha etkin kullanılmasına yönelik terapötik programlar uygulanması dikkate alınabilir. Farmakoterapi planlanırken İG öyküsünün yüksek anksiyete ve depresyon puanlarıyla ilişkili olduğunun göz önünde tutulması tedavinin başarı oranının artırabilir.

Anahtar kelimeler : Intihar girişimi, kendine zarar verme, opiyat kullanım bozukluğu, savunma mekanizmaları
Düşünen Adam - Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Yayıncı
Yerküre Tanıtım ve Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.